20 Mart 2010 Cumartesi

Kifayetsiz muhterisler ve 'cahil cesareti'

New York Stern School of Business'te görevli psikologlar Justin Kruger
ve David Dunning'in tarihe geçmelerine vesile olan bulguları, yani
Dunning-Kruger Etkisi adıyla literatüre geçecek olan teorileri de,
Türk sağduyusunun yüzyıllardır "cahil cesareti" dediği şeydir aslında.
Journal of Personality and Social Psychology'nin Aralık-99 sayısında
yayımlanan teorileri özetle, "cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin
kendine olan güvenini artırır" der.
  
Metin çözme, araç kullanma, tenis oynama gibi çeşitli alanlarda
yapılan araştırmaların sonucunda şu bulgulara ulaşılmıştır:
-Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.
-Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.
-Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini
görüp anlamaktan da acizdirler.
-Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz
insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.
  
Değerlendirme zaafı
İki uzman daha sonra, bu teorilerini test etme fırsatı da buldular.
Cornell Üniversitesi'nden 45 öğrenciye bir test yaptılar, çeşitli
sorular sordular. Ardından öğrencilerden "testin sonucunda ne kadar
başarılı olacaklarını tahmin etmelerini" istediler.
En başarısızların (yani sadece yüzde 10 ve daha az doğru cevap
verenlerin), testin yüzde 60'ına doğru cevap verdiklerine, ayrıca iyi
günlerinde olsalar yüzde 70'e ulaşabileceklerine inandıkları ortaya
çıktı.
En iyilerin (yani en az yüzde 90 doğru sonuç alanların) en
alçakgönüllü denekler olduğu (soruların yüzde 70'ine doğru cevap
verdiklerini düşündükleri) görüldü. (Not: Dunning ve Kruger bu
çalışmalarıyla 2000 yılında Nobel de kazandılar.)
İki uzman psikolog bu bilinçsizliği, "kronik kendi kendini
değerlendirme (auto-evaluation) yeteneksizliğine" bağlıyorlar.
Çalışan, kendi kapasitesini değerlendirmekten ve eksikliğini teşhis
etmekten acizdir. Ama asıl vahim olan, bu "yetersizlik + haddini
bilmeme" kokteylinin, mesleki açıdan, karşı koyulmaz bir itici güç
oluşturması. Kariyer açısından bir eksiyken, artıya dönüşmesi.
İşinde çok iyi olduğuna yürekten inanan "yetersiz", kendini ve
yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve haddi olmayan
görevlere talip olmaktan en küçük bir rahatsızlık duymayacaktır.
Aksine bunu bir "hak" olarak görecektir. "Uyanıklık" bilecektir.
Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar ise çalışma
hayatında "fazla alçakgönüllü" davranarak kendilerine haksızlık
edecekler, öne çıkmayacaklar, yüksek görevlere kendiliklerinden talip
olmayacaklar, kıymetlerinin bilinmesini bekleyecekler (ve bilinmeyince
için için kırılacaklar ve kendilerini daha da geriye çekecekler) ve
muhtemelen üstleri tarafından "ihtiras eksikliği" ile suçlanacaklardır. 
Üstleri de zaten, genelde "aynı yoldan geçmiş" insanlardır.
Buna, insan kaynaklarının, iki benzer CV arasından, "kendine güvenen
ve iyi sonuç alma olasılığı yüksek" adayı tercih edeceği gerçeğini de
eklerseniz, Dunning-Kruger Sendromu'nun Peter Prensibi'nin (*)
yatağını yaptığı da ortaya çıkar.
  
Sonuçta, "kifayetsiz muhterisler" her zaman ve her yerde daha hızlı
yükselecekler ve daha yukarılara çıkacaklardır. Etrafınıza bir bakın,
uzmanlara hak vereceksiniz.
  
(*) Peter Prensibi: Her çalışan, iş ortamında yetersiz olduğu noktaya
kadar yükselir, der. Bunun doğal sonucu olarak, yüksek makamlar daima
yetersiz insanlar tarafından işgal edilir.
Kifayetsiz muhterisi nasıl tanırsınız?
1- Gücünü delegasyon bahanesinden alır. Ekibinin orkestra şefi havalarına girer.
2- Çok gürültü patırtı eder, çok şey yapıyormuş havası estirir.
3- Koridorlarda hızlı hızlı, düşünceli edayla yürür.
4- "Beşer şaşar" diye düşünür. Ama genellikle şaşan beşer başkası
değil, kendisidir.
5- Ne olursa olsun, hazırlıklıymış, olacakları önceden biliyormuş gibi davranır.
6- Üstlerine karşı son derece kibardır; altındakilere (özellikle de en
çok ihtiyaç duyduklarına) kötü muamele eder.
7- İktidar ilişkileri ve göstergeleri onun için çok önemlidir.
Astlarına kimin üst olduğunu hatırlatmayı sever.
8- İlk denemede başarılı olamazsa, başarısızlığının belgelerini yok
etmeyi unutmaz.
9- Talimatlarını post-it ile, e-postayla verir böylece astlarıyla
yüzleşmekten kaçar.
10- Toplantılarda son sözü mutlaka o söyler, gerekirse başkasının
sözünü tekrarlamak pahasına..

Hiç yorum yok:

 
eXTReMe Tracker
Directory of General Blogs